woensdag 1 september 2010






YUVARLANIP GiDiYORUZ iSTE


Ne var ne yok, nasil gidiyor diye soruldugunda" Yuvarlanip gidiyoruz iste" diyorum, ne diyebilirimki baska.

Nasil yogun bir yasam karmasasi icindeler ki o kadar olabilir, karincalari gecmis bir durumdalar, adeta. Kus bakisi bakilinca diyorum, nasil gözüküyor bu bir an karincaya benzer mahluklar. Binlercesi, binlerce seyin pesinde bir kosusturma icinde. Yeryüzüne dogru yaklastikca, onlarin bu temposuna sasmamak elde degil. Sadece uyurken bir hos oluyorlar. Büyügü de, kücügü de, katili de , tinercisi de, ihtiyari da, hirsizida hepsi adeta, sadece uyurken güzellesiyorlar. Usulca uykuya dalip gittiklerinde, bambaska bir alemde oluyorlar. Iste bu uyku alemindeyken cok seviyorum onlari. Bizleri hic rahatsiz etmiyorlar , nerdeyse...

Uyurlarken adeta üzerlerine incecik bir görünmez perde cekilmis gibi, sergiledikleri sey hepsinin o anda, degisik bir SAFLIK, temizlik görüntüsü, hani adeta hepsini öpüveresin geliyor. Sanki ¨bir kac saat önce, birini öldürmeye kalkan o degilmis gibi, cantayi kapmaya calisan, bicagi sokmaya calisan, kursunu sikmaya calisan, kadina tokadi atmaya calisan, tekmeyi yapistirmaya calisan... Yaslisida, gencide, hepsi ayni tezgahtan cikmis gibi, nerdeyse, sadece o bebecikler...onlar haric.

Uyandiklari andan itibaren artik herseye karsi hazir olmaliyiz. Günlük yasamlarinda, bazen gülünce, bazende mutluluktan kimi zaman üzüntüden ama en cok da bir vefaat haberi duyduklarinda bizler icin tepkileri olusuyor. Tek, biz onlari rahatlatabiliyoruz. Ama en kötüsü bir ASK'in bitiminde, bir ayrilik sirasinda, terk edileni tek terk etmeyen biz oluyoruz, onunlayiz. Kimi zaman annesinin babasinin veremiyecegi bir rahatlik ortami icinde, sicacik degiyoruz onlara, oksarcasina...

Bunca zaman birlikte olmanin, beraberligin anlami var tabii ki, kolay olmuyor terk etmemiz onlari. Ama en cok da üzüntü ortaminda onlardan kopmak cok zor geliyor, biz kendimizi feda ederken varsin onlar rahatlasinlar. Kolay olmuyor onlardan kopmak. Ama en güzeli katila katila gülerlerken, onlarin mutlulugunu görüp de öyle ayrilmak en güzeli. Zaten hepimiz bunun icin dua ediyoruz ya, ayrilacaksak, iyi duygular ile ayrilalim diye.

Sicacik oluveriyoruz bir an, o kuvvetli duygu ile adeta bir yanardag püskürmesi misali coskuya karsilik son derece sakin bir sekilde cikiveriyoruz disariya, kimi zaman karanliga dogru, kimi zaman aydinliga. Cogu zaman gün isigi hemen gözlerimizi alsada, birer ikiser geliyoruz yinede , arka arkaya, ne olursa olsun. Önemli olan onun rahatlamasi...

Misir'lilar ve Roma'lilar cok deger vermisler. Bizleri kaybetmemeye calismislar. Ne güzel ama varsin bizler kaybolalim. Birimiz gitsek, ikimiz gitsek daha yüzlercemiz var, nefes alabildigin sürece.

Aslinda, gözlerinden kopup giderken, benim icin hic te kolay olmuyor senden ayrilmak ama, senin rahatlamana karsi canim feda. Biliyorsun, sadece DIS dünyaya cikar cikmaz en fazla 30 saniyelik bir ömrüm var. Ama bu kisacik ömrümü sana verirken, senin ömrün uzuyor ya, sen rahatliyorsun ya , iste bana bu yeterli. Ben hep seninle olacagim...


GÖZYASIN ...

Geen opmerkingen:

Een reactie posten