zaterdag 1 augustus 2009

BiR iNSANLIK DERSi...HEPiMiZE



Söyle tabiata bir bakacak olursak, KUMRU olarak adlandirdigimiz bu kus türü cok etkileyicidir. Erkegi ve disisi birbirini hic birakmaz devamli olarak birliktedirler. Insanlarda birbirini bu sekilde seven ciftler görüldümû, bak sunlara kumrular gibi denir. Kimi birbirini seven cift olsun kimi görücü usulu ile evlenen ciftler olsun, kimi birbirini seven ama evlenmeyen beraber oturan ciftler olsun, kisacasi hangi tipte olursa olsun ama beraber olan bu ciftlerin arzu ettikleri en önemli sey bir cocuklarinin olmasidir.

Kimisi cocuklarinin olmasini candan ister, kimi cift ise cocuklarinin olmasini istemz ve yapmazlar, kimi cift ise canlarini vermek isterler ama cocuklari olmaz. Bu beraberligin cicegi, ürünü, tadi, cocuklarinin olmasi ile bambaska bir havaya bürünür. Siz hic dogum yapan bir kadina dikkat ettinizmi ? Dogum sirasinda korkunc derece cani aciyan bir kadin, acidan gözlerinden yaslar gelmekte, akan yaslarda can acisi doludur. Bir an vücudundan bir seyin ciktigini, arzu ederseniz buna koptugunu diyelim daha dogrusu hisseden kadinin göz yaslari halen akmaktadir ama bu göz yaslari artik aci ile dolu degil mutluluk ile tarifsiz bir mutluluk ile doludur o her damlalar.

Iste , bu ortamlarda dogan cocuklar, her anne baba tarafindan ayri bir dünya teskil eder. Hemen hemen her anne ve baba, evladina her seyin en iyisini vermeye calisir. Iyi beslenme, iyi oyuncaklar, iyi bir egitim. Artik anne ve baba kisaca cocuklarina odaklanmislardir. Hem kafaca saglikli hemde bedenen saglikli bir insan yetistirmeye cabalar anneler ve babalar.

Iste bu cocuklardan birini müsade ederseniz size anlatmak istiyorum.

Brüksel'deki Üniversitelerden birinde görevli bir hoca benim iyi görüstügüm arkadaslarimdan, gecen görüstugümûzde bana bir olaydan bahsetti. Okulunda, master yapan bir Türk kiz ögrenci varmis. Sinifta düzenli bir sekilde derslerini dinleyen ayrica, ögrenci sorunlarinda idare ile dialog kuran aktif ve basarili bir ögrenciymis. Bir nevi sinif Mûmessili dedigimiz ögrenci temsilcisi gibi.
Siniflarindaki bir ögrenci okula pek eskisi gibi gelememeye baslamis. Delikanlinin yorgun ve solgun oldugu tüm siniftaki arkadaslarinca görülüyormus ama hic bir gencin umurunda degilmis. Sadece bu kizimiz, bu ögrenciye gelemedigi dersler hakkinda bilgi veriyormus e-mail vasitasi ile. Okuldada tek güler yüz ile konusan merabalasan bu kizimizmis.

Gecen gün bu kizimizin mail postasina bir mail gelmis. Bu soluk yüzlü, az konuskan gencin vefaat ettigi haberi anne ve babasi tarafindan bu kizimiza mail ile gônderilmis. Vefaat eden gencin mail'inde kizimizin bilgilerine ulasan anne bu kizimiza ilgisinden dolayi tesekkür ediyor. Sadece okuldan ona bilgi veren ve merhabalasan bu kiza acili anne ve baba icten tesekkür ediyorlar.

Kizimiz aldigi mail'e tabii cok üzülüyor. Okul idaresine gidip bu ögrencinin vefaatini söylüyor hic kimsenin haberi yok... Sinifa söylüyor ama hic kimsenin umurunda bile olmuyor. Ölen gencin bir insan olarak degerinin olmamasi daha dogrusu, günümüz tam materyalist sistemin biz kuklalarinca üretimde bulundugun müddetce bu sistemde varsin ama öldügün andan itibaren senin bir cöp kadar degerin artik yok misali, kurali gecerli oldugu icin hic kimseden bir saygi görülmüyor. Ne acidir ki.

Kizimiz, bir kart aliyor kendi inisifiyatince, imtihan dônemi olmasina karsilik her sinifa gidip ögretmenlerine imzalatiyor ve imtihandan görevli hocaya karti emanet edip, istiyen ögrencilerin son bir insanlik adina karti saygi ile imzalamalari icin hocasina birakiyor ve hafta sonu son imtihanda benimde arkadasim olan hocasina karti getirip onada bu imzalamasi icin karti uzatiyor. Hocasi (bana bu olayi anlatan arkadasim ) bu kartin ne oldugunu soruyor ve kizimiz tüm olayi anlatiyor.

Hem bir saskinlik ile hemde bir kayranlikla olayi dinleyen kizimizin hocasi hemen karti imzaliyor ve siniftaki imtihandan cikan ögrencilerinde isteyenlerin imzalamasi icin, son bir saygi icin masa üzerine birakiliyor.
Imtihan sonrasi kizimiz sinifa gelip karti aliyor ve ögrencinin anne ve babasina bu karti gönderiyor. Son bir saygi icin son bir veda icin son bir selam gönderiyor kizimiz kbu kart ile ve karttaki tüm imza atan arkadaslari olsun ve hocalari olsun.

Kizimizin almis oldugu bu inisiyatif karsisinda , okul idareside sasiriyor. Bu okulada verilen hocalarada verilen siniftaki arkadaslarinada verilen bir insanlik dersidir. Bir insanlik mesajidir. Son bir saygiyi bir mesaji, bir imzayi dahi esirgeyen , vakit ayiramiyan, ölene karsi bu kadar acimasiz olan bir insanliga karsi bir isyandir adeta bir tokattir adeta. yapilan bu jest ile kendine göre sadece bir insanlik görevi olarak gören bu kizimiz, insanligi uyandirmak istercesine, insanligi adeta silkelercesine insanligin daha ölmedigini herkese gösteriyor. Okuldaki arkadaslarindan taa okul idaresine kadar. Bir beklentisimi vardi bu kizin, bir cikarimi vardi bu kizin, hayir. Sadece aldigi aile terbiyesi ile okula ve arkadaslarina ve ölenin ailesine vermis oldugu bir cevap bir davranis bir saygidir.

Düsünün bir kere, yukarida bahsettigimiz gibi, ölen gencin annesinin hatirlayin, bu cocugu dogururken cekmis oldugu acilari gözûndeki yaslari, cocugunu dogururken acilardan daha sonra mutluluga dônen gözyaslarini iste o anne simdi alacagi bu basit ama son derece kiymetli sinif arkadaslarinin ve hocalarinin imzalari dolu bu kücücük bir kart ile gözünden bosalacak yaslar, ilik olacak ama huzur dolu olacak, kisacik dahi olsa, bosalan o ILIK gözyaslari ile oglunun UNUTULMADIGINI hissetmesi bosalacak gözpinarlarindan.

Simdi kim bu kiz diyeceksiniz belki. Hic önemli degil kim oldugu ama iyi bir aileden terbiye aldigi belli ve onuda gösteriyor ve yasami boyunca gösterecek.

Bize cok iyi bir ders verdin Melis ZEREN, insanligin halen ölmedigini, materyalist yasamda insanligimizi unutmamamizi bize hatirlattin. Yasamin boyunca basarilarinin devamini diliyorum.


Baban...

Geen opmerkingen:

Een reactie posten