zondag 16 augustus 2009

NASIL YAPIYORSUN ?


NASIL YAPIYORSUN BU KADAR RAHAT ?...


Odanin demir kapisi gürültülü bir sekilde kapandi, odada ki iki kisiden biri rahat digeri heyecan icinde. Biri her zaman ki siradan rutin isini yapacak, digeri ilk defa böyle bir olay ile tanisacak.

Birincisi, aksam yiyecegi yemegi düsündü bir an, digeri bacaklarinin titremesine üzülüyordu, bu kadar aciz olmamaliydi, alt tarafi verecegi bir cani vardi, zaten dogarken herkesin yaptigi bir anlasma yokmuydu. Niye bu korku bu kadar dedi, kendince.

Verilen elektrik ile bir an vucüdunun her tarafina sanki büyükce bir igne sokuluyordu, tarifsiz bir aci yayiliyordu, adeta vucüdunun her hücresi bu acidan titriyordu. Bir an kasilan vucüdü masadan sanki ilâhi bir kuvvetle kalkacak gibi oluyordu, sonra bir külce gibi tekrar islak masaya düsüveriyordu vucüdu. Kalbi sanki disari cikacak gibi, soluklar kesildi kesilecek, yutkunmasi zorlandi, tükürügü genzinemi kacmisti, öksürük kirizine girdi bir an.

Hayalarina verilen elektrik, tarifi olmayan bir aci veriyordu, bir simsek cakmasi gibi vucüda giren elektrik gücü, vucütta bir an sanki her adaleyi, her hücreyi ele geciriyor tüm acisi ile. Hayalarini bir an artik hissetmedi, ne seks ne karisi, ne iseme gücü, ne mavinin Türkuvaz tonu, ne demli bir cayin tadi, hic bir seyin anlami, anlam denilen seyin kavramini, niteligini bile artik anliyamiyordu. Vucüdundan sanki artik SIYRILDIGINI hissetti. Bu muydu yoksa ölüm?

Bir an makatinda daha baska bir aci hissetti, bir seyin makatindan iceri zorla itildigini hissetti. Iste o an gözyaslarina hakim olamadi, ölümü cagirdi yardima, hani her zaman ölüm akla gelince, " Allah korusun, Allah gecinden versin" denilirken ilk defa olarak cabucak ölmek istedi. Bir an gözünün önüne karisi, cocuklari ve annesi geldi, sanki, ama aci icten ice kahrediyordu.
Birden;
- Ne yapiyorsun evlâdim öyle ?
Diye bir ses duyuldu odada, incecik ama yumusak tonda, belli yaslica birisinin agzindan dökülüyordu bu sözler
Odada ki diger adam, dondu bir an, kirec gibi oldu, gözlerine inananmiyordu ama evet odada bir kisi daha vardi artik.
- Anne, sen , sen ama nasil olur...Allahim olamaz bu, anne ne ariyorsun burda, hem ...hem ...hem sen öleli 2 sene kadar oluyor. Allahim ne oluyor...
Saskinca bakislar altindaki kadinin agzindan,
- Oglum, ne yapiyorsun öyle adamcagiza, elindeki ne öyle oglum... Yazik degilmi adama ? Diye kelimeler acima hissi dolu olarak dökülüverdi,
Bembeyaz olmus adamdan,
- Allahim olamaz, bu ne böyle... diye buz gibi, ölü gibi kelimeler döküldü,
kadinin yanina gidip, tuttu onu, resmen etten ve kemiktendi. Sendeler gibi oldu, adeta bir an masada yatan kisi gibi oldu, yoksa masada yatan o muydu?
- Oglum, bu masada yatan adamin hali ne böyle ? Hem hâlâ soruma cevap vermedin, bir seymi sokuyorsun adamin seyine ?...
-Anne, bak izah edeyim, ben isimi yapiyorum, görevim bu..benim,
Kadin basini öne egip,
- Ben seni bunun icin mi dogurdum ? Geceleri uykusuz kaldim hastaliginda, bu isleri yapasin diyemi uykusuz kaldim, gögsümden sana gani gani süt verirken tüm analik sevgim ile dolu olarak, bunun icinmi oglum, bu isin icinmi ? Bu mu senin isin? Baska hic bir is bulamadinmi oglum? Hem... , hem biz sana, Allah korkusunu anlatmistik evlâdim... Ama tam ögretememisiz demek ki...
- Ama anne nasil geldin buraya ? Ilâhi bir kuvvet ilahi bir mucize bu anne???
Kadin gözlerinden dökülen yaslar ile masada yatan kisinin yanina dogru gitti, eli ile adamin hayalarindaki elektrik kablolarini yavasca takildigi yerden söktü, gözyaslari ile adamin hayalarini sildi...Oglu icin özür diledi, benligini kaybetmis adamdan, iseyip masayi kirletmis olan adamin cislerini temizledi eli ile.
Masada ki yatan adamin, yanaklarini sevdi, gözyaslari devamli akiyordu, adamin gözlerinin icine düstü bu arada iki damlacik.
Adami hafifce ters cevirdi kadin, makatindaki tahtadan beyzbol sopasina benzer seyi yavasca cikarmaya calisti. Bir annelik hissi ile adeta gözleri ile adama özür dilercesine bakti, tüm sevkatini, tüm kadinligini, insanligini vererek bakti. Özür dilercesine verdigi acidan...sopayi cikartti adamin makatindan, sopadaki kan lekelerine, DISKI lekelerine bakarak masadaki adama sarildi bir an.
- Affet yavrum onu...Kücükken hic te böyle degildi, ne yanlis yaptim, ne oldu nasil oldu böyle anliyamiyorum.
Masada ki adamin vucüdunda ki acilar durdu sanki, makatindan sizan kan da durmus, cis kokusuda artik keskin bir sekilde nefeslere karismiyordu.
Odada ki diger adam caresiz cocuklar gibi bir görünüm icindeydi, nerdeyse son bir gayret ile,
-Anne inanamiyorum, nasil buraya geldin.
Kadin gözlerindeki yaslari sildi elinin tersi ile, hafifce masada ki adamin yanaklarina egilip bir öpücük verdi ve,
- Isiklarin en güzel oldugu alemde, güzel bir isik gibiydim, hepimiz öyleyiz orada aslinda, bir an kulagima bir aci bir ses geldi, bir an isigimin tüm güzelligi gidiverdi. Bu acinin sahibini görebilmek icin izin istedim, verdilerde,
- Yani artik tekrar yasiyacaksin degilmi anne ???
- Hayir yavrum, bana bu aciyi görebilmem bir sart ile verildi, geri döndügümde Isiklarin oldugu en güzel alemde degil ama karanliklarin en karanlik oldugu alemi kabul ettigim taktirde gidebilecegimi söylediler, kabul ettim bende.
- Ama niye anne ?
- Annelik iste evlâdim, bu ses bu aci yüklü aci dolu ses beni cagirdi, bir an annelik iste evlâdim, yoksa bu sesin sahibi evlâdimmi , o yigit oglum mu diye bir annelik duygusu cöktü ve sirf sana yardimci olmak icin geldim, son defa olarak...ama gördügüm ile yikildim.
Az sonra geriye dönecegim , sonsuza dek, karanliklara dogru ama bu beni kahretmiyor beni esas kahreden, bu oda, bu sopa, bu elektrik kablolari, bu cis, bu gözyaslari, bu acilar...ve bu senin isin. Ve bunu yapanda sensin. Aksam evine gidip hic bir sey olmamis gibi de yemegini yiyorsun...
Hangi mide ile, hangi insanlik onuru ile, hangi seref ile, hangi aile terbiyesi ile, hangi Allah korkusu ile; bir de Allaha ibadet yapilsin diye yapmis oldugunuz ibadet evlerine gidiyorsunuz bu kanlar ile, bu cisler, bu acuilar ile cepecevre kaplanmis olarak...
Beni karanliklar korkutmuyor oglum, ben daha önce ölmemistim ama beni simdi tam olarak öldürdün...
Bir an odayi sessizlik kapladi, yaslica kadin bir isik yigini gibi oldu, masadaki adamin vucüduna dolandi, uyuyan bebegini tatli bir sekilde yavasca örten bir anne gibi dolandi masadaki ciplak adamin vucüduna, tek bir isik oluverdiler sanki...

Odada ki tek kalan kisi halen neler olup bittiginin bilincinde degildi. Sarhos gibi, bir paranoyak gibi etrafina bakti. Yaptigi isi düsündü, cocuklugunu hatirladi, okulunu düsündü. Eline bir an buz gibi bir metal sey degdi...



Tüm dünyada iskencelerin son bulmasi ümidi, hayâli, dilegi ile...Ve ayrica tüm iskence görenlerin, iskenceden ölenlerin ANISINA...

Geen opmerkingen:

Een reactie posten