GÜNÜMÜZDE ÜNIVERSITELER
Eskilerden duyardik veya okurduk, falanca iste Paris'e gitmis ve orada SORBONNE üniversitesinde okumus veya Ingiltere'ye gidip CAMBRIDGE 'de veya OXFORD'da okumus diye. Benim daha cok dikkatimi ceken eski dönemlerdeki gerek aydin gerekse entellektüel yada zengin aile cocuklari Fransa'da okurlar yada okumak isterlerdi. Ayri bir hava ayri bir asalet vardi gibi.
Bir deyise göre; Hizmetci ile konusacaksan, Ingilizce konus-Asker ile konusacaksan Almanca konus , Sevgilin ile konusacaksan, Fransizca konus, derlerdi. Bu deyismi beni etkiledi bilemiyorum ama sanki Fransa'da okuyan kisilerin daha bir kültür seviyeleri daha bir entellektüel özellikleri, yapilari var sanki. Muhakkak ki, tüm okullarin ve özellikle üniversitelerin döner sermayelerinin paraya ihtiyaclari var, bir gelirin olmasi gerekiyor. Tabii ki bir okul ne kadar meshur olursa ne kadar taninmis olursa o kadar ögrencisi olacak, bir talep olacaktir. Buna istinaden yetistirdigi ögrencilerin ulasacaklari yüksek kademeler ise bu üne daha da bir ün katacaktir. Ayrica böyle bir üniversitede olsun veya üniversitelerde hoca olmak bile bir ayricalik, bir önem kazandiracaktir. Hocalarinda tercihi , ögrencilerinde tercihi olacaktir.
Bir üniversitenin gecmisi olan bir ülkede, kültürü olan bir memlekette olmasi ise ayri bir önem ayri bir özellik tasimakta, görüsüme göre. Gecmisi binlerce yil öncesine giden bir memlekette olan gerek okul ve gerekse üniversiteler ile gecmisi bir kac yüz yil öncesine giden bir memleketin okullari olsun ve üniversiteleri olsun bir olamaz.
Bu görüsten yola cikacak olursak , son 50 yil icinde Amerikan üniversitelerinin gerek filimlerden olsun, gerek haberlerden ve gerek medyadan yapmis olduklari show haberler, sisirme reklâmlar ve isim tanitmak icin her yolu deneme calismalari sonucta meyvalarini vermeye baslamistir.
Yeni nesil simdi ne yapip yapip, illâki hamburgeri ve kolali icecegi ile taninan bu ülkenin okullarini istemekte, buradan bir diploma almak istemektedir.
Keza ayni sekilde bu reklâmlarin da etkisinde kalan isyerleri ve yönetici kadrolarida ister istemez diplomalari bu memleketten olan hamburger diplomalarini ve hamburger cocuklarini aramakta ve istemektedirler. Bu okullar kusmu konduruyorlar? Asla, tam aksine, bana kalirsa yeni nesili tam aksine negatif olarak etkiliyorlar. Kûltür olarak hic bir sey veremeyen bu yapmacik, sonradan olusmus ülkenin mezunlari ya ayni ülkede kalip kültürsüzlügüne kültürsüzlük ilâve etmekte yada mezun olduktan sonra tekrar kendi ülkesine gelip, gecmis kültür ile almis oldugu endirekt olarak kültürsûzlügün ikilemi arasinda tatli bir bocalamadan sonra kendine gelip gercek reel dünyaya adapte olup calismasina devam eder.
Bir zamanlar 25-30 sene öncesine gidin lütfen, nerdeyse hepimizin üzerindeki Tisortlarda ya bir Amerikan Üniversite ismi olur" YALE " yada COLORADO Universty, UCLA gibi yada kazaklarimizda süveterlerimizde olurdu bu okullarin özellikle Amerikan okullarinin isimleri. Bizler bunlari o zamanlar hava atmak icin giyerken farkinda olmadan saf bir sekilde bu okullarin safca reklamini yapiyor, bunlari okuyan kisiler ise ister istemez hafizalarinda bu okullarin isimlerini hafizalarina kaziyorlar, bir daha ki sefere gerek radyodan veya gerekse televizyondan duyduklari bu okullarin isimleri ile " bak ne kadar ünlü bu okullar" in etkisinde kaliyor. Onlarda bilip bilmeden etrafina bu okullarin reklâmlarini yapiyorlar. Zaten millet olarak cok kolay bir sekilde gaza geldigimiz icin sadece bir iki kivilcim yetiyor.
Bir baska tatli bir reklâm ise, kimi zaman direkt kimi zaman ise endirekt olarak yapilan, mesela, dikkat edin bir dönem boyna Amerikan filmlerinde gencler ve genclik üzerine filmler yapildi. Ve bu arada boyna bu filmlerde bilmem ne üniversitesine giden gencler, tatli özenderici yurtlar, tatli hayat, pembe bulutlar, lay lay lom'lar ile özendirici görüntüler verildi. Tabii bunlari seyreden gencler ise ister istemez etkilerinde kaldilar. Surasi bir gercek ki, kapital acisindan bütcesi zengin olan bir üniversite gerek arastirmalarda olsun gerekse tertipleyecegi seminerlerde, konferanslarda elde edecegi reklâmlar ile sanina san katacak, arti isim yapacaktir.
Ayrica, Anglo Sakson yapidaki üniversitelerde, asistan-docent-yardimci docent-profesör iliskileri bizdeki gibi Osmanli merkeziyetcilik sistemine benzer bir özellik göstermediginden birbirlerinin popolarini yalamak zorunda kalmiyorlar. Bu olayin ayri bir perspektifi.
Sonuc olarak, bir gazetede okumustum, bilmem ne Üniversitesinden Türkiye'ye gelen cok taninmis bir Türk hoca, illâki de vatanim demis. Ona üniversitede bir kiytiriktan oda ve telefon vermisler. Onun sahip oldugu bilgilerden faydalanilacagina, adami Ali Cengiz oyunlari ile sindirme, diger hocalarin tarifi olamayan kiskanclik, kaprisleri yüzünden bu "beyin'i " sonunda pes ettirip Türkiye'den kacirtmislar. Halbuki, üniversite acisindan daha gelisip gerek Ülke capinda ve gerekse ülke disinda taninip isim yapabilsek, buralara gelecek ögrenciler ile ve verilecek egitim ile yapilacak olan üniversitenin daha cok taninmasi ve isim yapmasi ister istemez dünyanin bir cok yerinden genclerin illâki okumak icin bizim Üniversiteleri tercih etmeleri olacaktir.Tabii bunun icin, HATIR- ADAM KAYIRMA-SIMARIK BiR SEKILDE HERKESDEN SAYGI BEKLEMEK-KISKANCLIK- BiR BASKASININ YÜKSELiSiNi CEKEMEMEK, ENGELLEMEYE CALISMAK gibi ve daha nice buna benzer düsünceleri tasimamak, tüm üniversite hocalarinca benimsenmeli.
Geen opmerkingen:
Een reactie posten