
ISSIZ ADAM ÜZERiNE
5-6 ay kadar önce Türk vatandaslarimizin yogun olarak oturdugu semte gidip oradaki videocudan yeni filmlere söyle bir bakip 2 tane kiraladim, Cem Yilmaz'in son DVD'si ve ISSIZ ADAM isimli bir film. O aksam Cem Yilmaz'i önce seyrettik, esim sabahlari erken kalktigi icin ikinci filmi seyredemedi cünkü uyuyakaldi. Ona kiyamadim ve uyandirmadim, ben tek basima diger filmi izledim. Acik söylemem gerekirse, film bittiginde bir tuhaf oldum, film cok dokanmisti.
Ertesi gün esime bu filmi muhakkak izlemesini söyledim o aksam esim bu filmi izledi ve
- Gazetelerde yaziyordu konuyu oradan okudum, fena degil, dedi. Ama benim bekledigim ise bu cevap degildi. Esimin kizkardesi ise cok daha zalim bir sekilde;
- Genelde erkekler agliyormus bu filmin sonunda, dedi
Cocuklugumdan Türk Sinemasini hatirliyorum, bir türlü öpüsmeyen basroldeki kadin oyuncu. Öyle sartlanmiski artik sevgilisinden veya kocasindan " Sakin öpüsme haaa" zavalli degil öpüsmek el ele daha yürüyemezlerdi nerdeyse ask filmlerinde dahi. Hani Hintlilerin Filmlerinde de,dinsel acidan öpüsmeyen hindu artistler misali kiz tam öpüsüyorlar derken basini cevirir, erkek ile yanak yanaga gelirlerdi. Hele hic bir sahnede nasil olursa olsun sac sekli ve makyaji hic bozulmayan filmler unutulurmu. 40-45 sene sonra böyle bir film seyredince cok tuhaf oldum ve korkunc derecede zevk aldim filmden.
Öncelikle, seyrettigim illâki güzel olmasi gereken ve illâki de seyretmemiz gereken bir cok Amerikan Ticari filmlerinden cok daha güzel ve basarili. Ayrica filmdeki ticari hava ise ayri bir olay tabii bana kalirsa. Hani bir cok amerikan filmlerinde film seyredilir birde seyrettikten sonra filmin CD'si satin alinir bunun misali, Issiz Adam filminin müzikleri ise cok özel secilmis ve ayri bir basari. Oradan bir kere Bravo. Ticari hava dedigimde eminim ki bir cogumuz bu filmin Cd'sini satin aldik.
Ikinci bir husus ise, oyuncu Melis BiRKAN'in bu kadrmi güzel olur, bu kadarmi güzel oynanir dedirten basarisi. Kim ne derse desin, bana göre Türk Sinemasinda en basarili oyuncu kim deseler, tereddüt dahi etmeden hemen onu gösteririm. Filmin basinda tanisma sahnesi, cocuktan kitabi alma sahnesi, cocugun evine giderken giyinme sahnesi, Cemal HUNAL ile beraber sessizce parkta oturup manzara seyretmeleri ve o arada kizin karnim acikti sahnesi gibi bir cok sahneler varki tipik ask sahneleri ama son derece naturel ve icten gelen hareketler ile cekilmis. Tûrk seyircisinin, cogu gencimizin gecmiste hic olmazsa o hareketlerden birini yapmis oldugu sahneler var bu filmde.
En önemlisi, Melis BiRKAN'in yani filmdeki basrol oyuncusu artistin sevisme sahnesinin olmasi. tek kelime ile DEVRiM. Gerek cekim olarak gerek oyuncularin performansi olarak tüm sevisme sahneleri gayette basarili. Madem ki artist'im ve benim profesyonel isim bu, isimin hakkini veririm kim ne derse desin umurumda bile degil anlayisi ile gercekten son derece güzel bir örnek olmus Melis BiRKAN.
Bitmedi...
Filmdeki diger bir konu ise evlilikten korkan erkekler. Evet, bu aslinda toplumumuzda bana kalirsa biraz da tabu gibi. Cünkü evlenmemis erkege bildigim kadari;
- Niye evlenmemis? Bir maruzatimi var ? Vardir bi boku canim ?
Gibi hemen yapistirmalar birbirini ekler. Ama bir gercek varki her zaman evlilikten cekinen erkekler olmustur.
Yanliz yasama, yanliz karar verebilme, kisacasi özgürlügün engellenmesi, diyebiliriz. Ikinci olay ise, mesuliyet alma isi, cesitli kararlar alabilmek ( ortak kararlar), yatirimlarin yönlendirilmesi, cocuk sahibi olmak, bir cocuga bagli kalip hayatin tamamen degismesi.
Ücüncü bir yardimci düsünce ise, seks konusu, hep ayni kadin ile bir yasam. Bir an komik gelebilir ama diger taraftan bence cok önemli ve tartisilmasi gereken bir konu ( SIKIYORSA TABii...)
Aklima hemen gelen konular bunlar, bu film icin yazilanlardan biri ise söyle, filmdeki cocuk Alper, yanliz yasama alismis biri, cagimizin modern calisma düzenine ayak uydurmus ve sadece isini düsünür olmus. Tanistigi güzel kiz Ada, onu cok etkiler. Hatta öyleki ilk defa olarak kalbinde ona yer verir. Ada'yi tanidikca baglanmaya baslar böylece kendinde Ada'ya yer verdikce yerinin daraldigini hisseder...denilmektedir.
Yuvayi yapan disi kustur derler ya, bu güzel filmde bir kac kez görüyoruz, bu olayi. Sevginin güzel bir sey oldugunu, ne olursa olsun sevmenin ve sevilmenin bizler icin önemini cok güzel vurgulamis.
Son olarak, nerdeyse tüm Türk filmlerinde basroldeki genc adam ile genc kiz hep evlenirler ya bu filmde bu yok. Yok oldugu icinde enteresan degil, öyle gerektigi icin senaryodaki gûzelligi devam ettirdigi icin, gercek bir öykünün degisik bir anlatimi oldugu icin güzel...
Seyredin.
5-6 ay kadar önce Türk vatandaslarimizin yogun olarak oturdugu semte gidip oradaki videocudan yeni filmlere söyle bir bakip 2 tane kiraladim, Cem Yilmaz'in son DVD'si ve ISSIZ ADAM isimli bir film. O aksam Cem Yilmaz'i önce seyrettik, esim sabahlari erken kalktigi icin ikinci filmi seyredemedi cünkü uyuyakaldi. Ona kiyamadim ve uyandirmadim, ben tek basima diger filmi izledim. Acik söylemem gerekirse, film bittiginde bir tuhaf oldum, film cok dokanmisti.
Ertesi gün esime bu filmi muhakkak izlemesini söyledim o aksam esim bu filmi izledi ve
- Gazetelerde yaziyordu konuyu oradan okudum, fena degil, dedi. Ama benim bekledigim ise bu cevap degildi. Esimin kizkardesi ise cok daha zalim bir sekilde;
- Genelde erkekler agliyormus bu filmin sonunda, dedi
Cocuklugumdan Türk Sinemasini hatirliyorum, bir türlü öpüsmeyen basroldeki kadin oyuncu. Öyle sartlanmiski artik sevgilisinden veya kocasindan " Sakin öpüsme haaa" zavalli degil öpüsmek el ele daha yürüyemezlerdi nerdeyse ask filmlerinde dahi. Hani Hintlilerin Filmlerinde de,dinsel acidan öpüsmeyen hindu artistler misali kiz tam öpüsüyorlar derken basini cevirir, erkek ile yanak yanaga gelirlerdi. Hele hic bir sahnede nasil olursa olsun sac sekli ve makyaji hic bozulmayan filmler unutulurmu. 40-45 sene sonra böyle bir film seyredince cok tuhaf oldum ve korkunc derecede zevk aldim filmden.
Öncelikle, seyrettigim illâki güzel olmasi gereken ve illâki de seyretmemiz gereken bir cok Amerikan Ticari filmlerinden cok daha güzel ve basarili. Ayrica filmdeki ticari hava ise ayri bir olay tabii bana kalirsa. Hani bir cok amerikan filmlerinde film seyredilir birde seyrettikten sonra filmin CD'si satin alinir bunun misali, Issiz Adam filminin müzikleri ise cok özel secilmis ve ayri bir basari. Oradan bir kere Bravo. Ticari hava dedigimde eminim ki bir cogumuz bu filmin Cd'sini satin aldik.
Ikinci bir husus ise, oyuncu Melis BiRKAN'in bu kadrmi güzel olur, bu kadarmi güzel oynanir dedirten basarisi. Kim ne derse desin, bana göre Türk Sinemasinda en basarili oyuncu kim deseler, tereddüt dahi etmeden hemen onu gösteririm. Filmin basinda tanisma sahnesi, cocuktan kitabi alma sahnesi, cocugun evine giderken giyinme sahnesi, Cemal HUNAL ile beraber sessizce parkta oturup manzara seyretmeleri ve o arada kizin karnim acikti sahnesi gibi bir cok sahneler varki tipik ask sahneleri ama son derece naturel ve icten gelen hareketler ile cekilmis. Tûrk seyircisinin, cogu gencimizin gecmiste hic olmazsa o hareketlerden birini yapmis oldugu sahneler var bu filmde.
En önemlisi, Melis BiRKAN'in yani filmdeki basrol oyuncusu artistin sevisme sahnesinin olmasi. tek kelime ile DEVRiM. Gerek cekim olarak gerek oyuncularin performansi olarak tüm sevisme sahneleri gayette basarili. Madem ki artist'im ve benim profesyonel isim bu, isimin hakkini veririm kim ne derse desin umurumda bile degil anlayisi ile gercekten son derece güzel bir örnek olmus Melis BiRKAN.
Bitmedi...
Filmdeki diger bir konu ise evlilikten korkan erkekler. Evet, bu aslinda toplumumuzda bana kalirsa biraz da tabu gibi. Cünkü evlenmemis erkege bildigim kadari;
- Niye evlenmemis? Bir maruzatimi var ? Vardir bi boku canim ?
Gibi hemen yapistirmalar birbirini ekler. Ama bir gercek varki her zaman evlilikten cekinen erkekler olmustur.
Yanliz yasama, yanliz karar verebilme, kisacasi özgürlügün engellenmesi, diyebiliriz. Ikinci olay ise, mesuliyet alma isi, cesitli kararlar alabilmek ( ortak kararlar), yatirimlarin yönlendirilmesi, cocuk sahibi olmak, bir cocuga bagli kalip hayatin tamamen degismesi.
Ücüncü bir yardimci düsünce ise, seks konusu, hep ayni kadin ile bir yasam. Bir an komik gelebilir ama diger taraftan bence cok önemli ve tartisilmasi gereken bir konu ( SIKIYORSA TABii...)
Aklima hemen gelen konular bunlar, bu film icin yazilanlardan biri ise söyle, filmdeki cocuk Alper, yanliz yasama alismis biri, cagimizin modern calisma düzenine ayak uydurmus ve sadece isini düsünür olmus. Tanistigi güzel kiz Ada, onu cok etkiler. Hatta öyleki ilk defa olarak kalbinde ona yer verir. Ada'yi tanidikca baglanmaya baslar böylece kendinde Ada'ya yer verdikce yerinin daraldigini hisseder...denilmektedir.
Yuvayi yapan disi kustur derler ya, bu güzel filmde bir kac kez görüyoruz, bu olayi. Sevginin güzel bir sey oldugunu, ne olursa olsun sevmenin ve sevilmenin bizler icin önemini cok güzel vurgulamis.
Son olarak, nerdeyse tüm Türk filmlerinde basroldeki genc adam ile genc kiz hep evlenirler ya bu filmde bu yok. Yok oldugu icinde enteresan degil, öyle gerektigi icin senaryodaki gûzelligi devam ettirdigi icin, gercek bir öykünün degisik bir anlatimi oldugu icin güzel...
Seyredin.
Ne kadar zamandır aklımdaydı, seyrettiğim filmleri blogumda yazayım, diye. Siz benden önce davrandınız :)
BeantwoordenVerwijderenAslında, en azından konu çeşitliliği olarak hiç de sıkıntıya düşmemesi gereken Türk sineması, sanki ergenlikten çıkan, erişkinliğe adım atan bir insan gibi. Aktiristler için 'Uyulması gereken kurallar' el kitabı kadar, kamera ve yönetmenlik teknikleri, teknolojik olanaklardan faydalanma... konularında ciddi bir ilerleme var. Böyle söyleyince 'uzman' görüşü gibi oldu ama, ne yapayım :)
Tabi yurtdışında yaşayan, film yapan yönetmenlerimiz bunun dışında, Feran Özpetek gibi. Onları 'Türk sinemacısı' olarak düşünmek, ne kadar doğru, bilemedim ya, neyse. Seyrettiğim 'Hamam', 'Cahil Periler', 'Karşı Pencere' ve 'Bir Ömür Yetmez' filmlerinden en çok 'Hamam' etkiledi beni.
Issız Adam filmini henüz seyretmedim, müziklerini dinliyorum. Hatta geçenlerde eşimle radyoda Nil Burak'ın ''Yalnızım Ben' şarkısına rastlayınca, yeni dönem 'pop kültürü' şarkılarına da verdik veriştirdik.
Yazınızı okuduktan sonra 'Issız Adam'ı da kesinlike göreceğim.
Sevgilerimle.
Issiz Adam filmini kesinlikle tavsiye ederim. Bu filmi tamamen hic bir seyden ve yazidan etkilenmeden seyredin. Sonra iyide olsa kötüde olsa yorumunuzu rica edecegim.
BeantwoordenVerwijderenBu filmden yüzde almiyorum :-))
Nisan ayinda esimle beraber Bali'ye gittik. Bir aksam Sevtap erkenden uyudu bende uyku yok. Kalktim gayet sakin etrafi dolastim gece yarisi, oradan reception'a gidip Internet actirdim ( parali) inanirmisiniz youtube'den Issiz Adam filmini izledim.
Bu arada Youtube'de ki yorumlari okudum. Bunlar ayri bir olay imkanim olsa tüm o yazilan yorumlari derleyip bir roman yaparim. Kullanilan tabirler, edilen küfürler, elestirilerin bu kadar seviyesizligi, terbiyesizligi; üzülmek icin...degil, yüzlerine tükürmek icin.
Neyse, filmi izleyin yorumunuzu bekliyoruz...