woensdag 12 augustus 2009

ÖPÜSMEK ÜZERiNE



ÖPÜSMEK ÜZERiNE

Hergün rutin olarak yaptigim sey, ögle yemeklerinden sonra yarim saat kadar yürümek, bunu hic olmazsa kendime adet edindirebildim, spor olarak. Bugün de yürüyüsümü yapmis bir sekilde yavas yavas ofis'e gelirken, otobüs duraginin orada kendilerinden gecmis bir cift gördüm, nasil kendilerinden gecmis ve zevk ile öpüsüyorlardi ki gayri ihtiyari durdum, baktim. Inanirmisiniz mutluluk duydum bakarken.


Esmerce , uzun sacli güzel oldugunu tahmin ettigim kizin suratinin yarisini görebiliyorum cünkü diger yarisi dis doktorunun kontrolunde, genc delikanli ise o da fena bir tip degil, yakisikli birine benziyor ama onun da suratinin yarisini göremiyorum. Birbirlerine sarilmislar, öpüsmenin zevkini cikartiyorlardi. Memnunluk ile baktim, hosuma giderek baktim. Takdir ederek baktim. Keske gözlerim böyle manzaralari daha cok görebilse.

Dudaklar bana kalirsa bir insanin en hassas ve en özel organi. Kimi zaman buz gibi olabiliyor kimi zaman ise alev gibi. Kimi zaman saygin bir öpücük annemizden, kimi zaman takdirle dolu bir öpücük babamizdan.

15-16 Yaslarindan itibaren, saniyorum 21-22 belki 23 yasina kadar ve daha da dogrusu ekmek elden su gölden, harclik babadan, yemeklerde anneden kesilinceye kadar öpüsmenin tadi bir baska oluyor. Unutabilirmi insan ?

Bir an düsündüm de böyle icten gelen duygular ile ayni bu öpüsmeyi Konya'da-Nevsehir'de, Yozgat'ta, Samsun'da yapabilirmi insan diye. Ama kendi kendime dedim ki, hic insan öpüsürmü böyle ulu orta...Degil mi ama, o meydanda bir esegi öpün dikkati cekmezsiniz ama sevdiginiz ile öpüsürseniz olmaz. Insan öpüsmez...

Peki, tabiat birbirinden hoslanan ciftler icin bir dudak yaratmis, bunun anlami ne o zaman. Gitsin evlerinde öpüssünler, denebilir, peki o zaman hangi eve gitsinler... kimin evi müsait, kizin evimi...? SIKAR biraz. Öldürtemedik kizi. Erkegin evimi... o da SIKAR biraz, eve kari kiz atiyor, evi geneleve cevirdi, demezlermi?Bu zorluklar altinda azicik parkta öpüsmeye calisan cift ise, sapik olarak nitelendirilip ya halk tarafindan yada parkin namusunu bekliyen bekci tarafindan ikaz edilir, kovalanir yada dövülürler.

Yazik, insanin sadece 1 defa yasiyabilecegi bu hayatta, sadece bir defa tadabilecegi 15-16-17-18 yaslarindaki ilk öpücükler, dayak yeme korkusu altinda, yakalandikmi birisine düsünceleri altinda adeta bir tavsan gibi korka korka yasaniyor... Yazik. Düsünün bir ara ilk öpüstügünüz yer neresiydi diye. Ya bir disko'da o da Allah'tan diskolar hep lostur. Ya da sinemanin en arka koltugunda tatli bir kacamak. Hep karanlik yerler ama. Söyle gögsünüzü gere gere, gündüz isiginda sevgilim ile sevdigim ile doya doya öpüstük diyebilen kac kisi cikabilir. ( Zaten onlarda sapiktir degilmi ama)

Sonrada, daha öpüsmeyi bile bilmeyen bir toplumdan, normal SEKS mi bekliyorsun? Normal kiz-erkek iliskisimi bekliyorsun ? Acima hissi olan bir toplum mu bekliyorsun. Yari sadist olmus bir toplumdan mi bahsediyorsun? Sevginin olmadigindan mi bahsediyorsun ? Kadina sayginin olmadigidan mi bahsediyorsun ?
Namus duygusunun erkek ve kizin ellerinin arasinda oldugunu (elele yürümek) ve dudaklarda oldugunu kabul ettigimiz sürece böyle gelmis böyle gider.

Acinilacak bir toplum mu yoksa igrenilecek bir toplum mu oluyoruz (olusturuluyoruz) ?

Geen opmerkingen:

Een reactie posten